Yörenin Son Kalaycısının Yer Sıkıntısı
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için
Üye Ol veya
Giris YapHatay’ın Erzin ilçesinden İskenderun’un Arsuz Beldesine kadar alanın tek kalaycısı 48 yıllık sanatkâr Orhan Akalın, Arjantin ve Almanya’dan dahi müşterilerinin olmasına ve kalaycılık kültürünü yaşatmak istemesine karşın işyerine kilit vurmak zorunda kaldı.
İskenderun Arsuz yolu üzerinde küçük işyerinin alakasız kişilerin şikâyetleri üzerine kapatılması konusunda uyarı geldiğini, kendisine yer gösterilemediği için kentte son temsilcisi olduğu kalaycılığa kilit vurmaktan üzüntü duyduğunu ifade eden Orhan Akalın, “Kalabalık kalaycı ailesinin son Ferdiyim. Meslek hayatımda hiçbir sorun yaşamadığını İskenderun’un merkezi yerinde Cabir Otelin arasında 16 yıl kalaycılık yaptım. Adana’da en kalabalık yerde Küçük Saatin duvarının dibinde, Antakya’da gıda satışı yapanların içerisinde yapılıyor. Hiç kimse rahatsız olmuyor” dedi.
Kalaycılığın; üzeri beton dam, etrafı duvarlarla örülü odada yapılacak bir meslek olmadığını savunan 48 yıllık sanatkâr Orhan Akalın “Benim mesleğimi icra ederken biraz havadar olacak. Betonda nefes almaz, duman dışarı çıkmaması için, bu meslekte kullandığımız bu nışadır nefes aldırmaz. Kaplar parlak çıkmaz. İki gün sonra kaplar bozulur, yani açık hava olması lazım. Bu mesleğe sahip çıkılmasını istiyorum. Bana bir yer gösterilsin, bu kalay burada yapılır diye, sanayi bölgesi tavsiye edilirse olmaz, kesinlikle olmaz, çünkü Arsuz yöresinin köylülerinde bakır kaplar var, yol üstünde geçerken bana bırakıp, akşam giderken evine alıyorlar. Tek isteğim bu mesleğime destek çıkılsın” dişe konuştu.
Arjantin, Almanya, İstanbul ve diğer illerden müşterilerinin de olduğunu belirten son kalaycı Akalın tercih edilmesini kullanmış olduğum malzemeden kaynaklandığını, kurşun değil, kalay kullandığını, yaptığı kalayın dört beş yıl rahat kullanılabildiğini babasından böyle görüp mesleği devam ettirdiğini söyledi.
Arsuz yolu üzerinde üçe üç bir yer istediğini, İskenderun’da bir kalaycı levhası bulunması gerektiğini sözlerine ekleyen Akalın şunları söyledi: “Benim bu yörede büyük bir hizmet veriyorum, köylü bir tencereyi kalaylayacak kalaycı bulamazsa bunu hurdaya satacak. Ben kültürü yaşatmak istiyorum. İnsan sağlığına en faydalı bir maddedir bu. Yıllardan beri dedelerimiz, bizler daha büyüklerimiz yemeklerini bakırda yemişler. Eğer bende olmaz isem bakır kabları kullanan, evine çelik, alüminyum kabllar kullanmayan, şark köşelerini süsleyen malzemeleri kalaylayacak bir ikinci kişi olmadığından yok olacak. Bakır kaplar belki de kalaylanamadığı için hurdaya gidecektir. Bir vatandaşın şikayetiyle bu meslek yok olmasın”