Zeki
iskenderunforum.org
Yönetim
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1102
I HAVE A DREAM...
|
 |
« : 16 Haziran 2008, 16:14:07 » |
|
Müzesi'ndedir. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının Roma kaynaklarından ve bazı kalıntılardan kentte oldukça ileri düzeyde bir hamam sisteminin geliştirildiği öğrenilmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar kentte gerçek isimleri bilinmediğinden A, C, E olarak tanımlanan hamamlar bulunuyordu. Ayrıca Apolausis hamamı da onlara eklenmektedir. Bunlardan C hamamının her iki eksenine göre simetrik, E hamamının da ikisi simetrik olmak üzere üç büyük nişli caldiriumu (sıcaklık) vardı. Geç Roma Çağı'nda İtalya'da görülen yol kavşaklarına yerleştirilen anıt tipindeki tetrapilonlardan birisi de İmparator Caligula Cermanicus (MS.31-41) yıllarında yapıldığı sanılmaktadır.
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap Antiocheia'nın 9 km. doğusundaki Daphne (Harbiye) Romalıların sayfiye yeri idi. Romalı kumandan ve zenginlerin villalarının mozaikleri kentin önemini, zenginliğini bir kat daha gözler önüne sermektedir. Buradaki Apollon, Artemis, Herakles ve İsis tapınaklarının isimleri kaynaklarda geçerse de onlarla ilgili hiç bir kalıntı günümüze ulaşamamıştır. Âsi Nehri üzerindeki İmparator Diocletianus'un (MS.245-316) yaptırmış olduğu üç gözlü köprü ne yazık ki, 1970'den sonra yeni bir köprünün yapılabilmesi için yıktırılmıştır.
MÖ.300'lü yıllarda İmparator Vespasianus (MS.17-79) zamanında Samandağ'da sel sularını önlemek amacıyla 138 m. uzunluğu, 6.m.genişliği ve 7 m. yüksekliği olan bir tünelin yapımına başlanmıştır. Sonraki yıllarda İmparator Titus Vespaianus Augustos (MS.39-81) tarafından tamamlanmıştır. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının Antiocheia (Antakya) Hıristiyanlığın başlangıç ve yayılma dönemlerinde önemli bir dini merkez konumuna gelmiştir. Hz.İsa'nın çarmıha gerilişinden sonra havarileri Hıristiyanlığı yaymaya çalışmış, bu nedenle de Anadolu ile Yunanistan'a sık sık gitmişler, Roma'ya kadar uzanmışlardır.Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap Hıristiyanlıktan önce Antiocheia'da Gentil denilen bir cemaat yaşıyor, Sinagoglarda Eski Ahid'in MÖ.270'de yapılmış çevirileri okunuyordu. Gentiller Yahudilerin yüksek ahlâki ve ruhanî Tanrı kavramı ile inanların ahlâk yasalarının etkisinde kalmışlardı. Aziz Paulos ile Aziz Barnabas bu cemaate vaaz vermeye başlamadan önce Samiriye'de aynı adetleri benimsemiş bir topluluk yaşıyordu. Özellikle Aziz Petrus'u tanımak ve ondan vaaz dinlemek amacıyla (Caesarea'da (Kayseri) bir araya gelen Romalı yüzbaşı Cornelius ile yakınları vaftiz olarak yeni dini kabul etmişlerdi. Bu arada Aziz Petrus da görmüş olduğu bir rüyanın etkisinde kalarak onları ziyarete gelmiştir. Bundan sonra Roma İmparatorluğu'nun Filistin'deki bir kenti olan Judae'daki kilise vecd halini Kutsal Ruhun vaftizi olarak kabul etmişti. Bu arada Antiocheia'da Hıristiyan dinini kabul edenler arasında şiddetli bir tartışma gelişmiş, tartışmanın ana noktasını "Musa'nın adetine göre sünnet olmayanların" durumu oluşturmuştur. Aziz Paulos ile Aziz Barnabas'ın ılımlı görüşlerine Judae'dan gelenler karşı çıkmışlardır. Bu tartışmayı sonuca bağlayabilmek için Aziz Paulos ile Aziz Barnabas Kudüs'e giderek konuya açıklık kazandırmaya çalışmışlardır. Anadolu'daki bazı mucizeler bu toplantıda dile getirilmiş ve sünnetin üzerinde fazla durulmaması, yalnızca Kutsal Ruh'un kabul edilmesi öğütlenmiştir. Bu kararın ardından Aziz Yahuda, Aziz Silas, Aziz Paulus ve Aziz Barnabas'ın Anadolu'ya gönderilmeleri kararlaştırılmıştır. Ayrıca Azizler Antiocheia, Suriye ve Kilikya'daki Gentillerin Hıristiyanlığı kabul ettiklerini bildiren mektubu teslim etmekle de görevlendirilmişlerdir. Bundan sonra da Aziz Paulus ile Aziz Barnabas Hıristiyanlığı yaymak amacıyla Antiocheia'dan yolculuklarına başlamışlardır. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının MS.252-300 yıllarında Antiocheia'da on kilise toplantısı yapılmış, ayrıca Anadolu Patriği'nin de merkezi olmuştur. Kutsal Kitap'ın MS.IV.yüzyıl sonunda Hieronymus tarafından yapılan Latince çevirisi olan Vulgata'yı hazırlayan Aziz Jerome, Antiocheia'da İsa'nın hayalini gördüğünü söylemiştir.Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap Roma İmparatorluğu'nun 395'te ikiye ayrılmasından sonra Antiocheia Doğu Roma İmparatorluğu'nun (Bizans) sınırları içerisinde kalmıştır. Roma döneminde başlayan Arap akınları Bizans döneminde de sürmüş ve yöreyi tehdit etmiştir. Buna rağmen Antiocheia önemini korumuş Bizans'ın İran'a yaptığı seferlerde de üs olarak kullanılmıştır. İmparator Iustinianus (527-565) Arap akınlarına önlem olarak kenti eskisinden daha küçük surlarla çevirmiş, yollarını taş döşeli olarak yenilemiş, tiyatro, hamam ve su yolları yaptırmıştır. Bizanslılardan arta kalan dört sur kapısından yalnızca Demir Kapı (Halep kapısı) günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir. Antiocheia bu yıllarda doğal afetlerden büyük zarar görmüş; M.S. 35,37 ve 41-45 arası, 115, 341, 365, 396, 458, 526, 528 ve 531-534 arası, 532, 551, 557, 588, 589 depremleri kenti baştan başa yıkmıştır. Bunlardan en şiddetli ve en çok can kaybına yol açanı, 29 Mayıs 526 tarihinde meydana gelen depremdir. Bu depremde 250.000 kişi ölmüş ve Antakya ile birlikte Daphne ve Seleukia Pieria de yerle bir olmuştur. 528 yılında meydana gelen deprem de de en az önceki kadar şiddetli ise de can kaybı diğerlerine göre daha az olmuştur. 526 ve 528 depremlerinden sonra yeniden kurulan yeni Antiocheia'da 542 yılında bir veba salgını yaşanmıştır. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının İranlılar Antiocheia ve civarını yakıp yıkarak, 611-628 yılları arasında işgal etmişlerdir. İmparator Herakleios (575-641) bölgeyi İranlılardan kurtarmak istemişse de 622'de kentin önünde yapılan savaşta yenilmiştir. Bunun üzerine İranlılar Antiocheia'yı boşaltarak orada yaşayanları İran'a gitmeye zorlamıştır.
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap Bizanslılar yöreyi yeniden ele geçirmişlerse de Yermük Savaşı'ndan sonra (636), Übeyde Bin Cerrah komutasındaki Arap orduları bir kez daha Antiocheia'yı kuşatmıştır. Hz.Ömer'in isteği ile herhangi bir çatışmaya girilmemiş ve kent teslim olmuştur (638). Antiocheia'lılar zaman zaman Araplar'a karşı ayaklanmışlarsa da bundan sonuç alamamışlardır. Muaviye ve Velid Bin Abdülmelik kentte nüfusu çoğaltabilmek için Araplar'ı buraya yerleştirmiştir. Antiocheia, Abbasiler döneminde sakin bir devir yaşamış, Halife Harun Reşid kenti ziyaret etmiştir. 843-849 yılları arasında İbn Ebu Davud harap durumdaki İskenderun kalesini tamir ve kısmen de yenilemiştir. Abbasilerden sonra Tulunoğulları, İhşidiler, Hamidoğulları da yöreye egemen olmuş, ancak Bizans İmparatoru II.Nikephoros Phokas (963-969) kenti geri almıştır (968). Selçuklular 1070 ve 1075'de şekri kuşatmış ancak 20.000 altın karşılığında kuşatmayı kaldırmışlardır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah bir süre sonra kenti ele geçirmiş ve halka çok iyi davranmıştır. Bu arada Mar Cassianus Kilisesi camiye çevrilmiş, buna karşılık iki kiliselik arsa Hıristiyanlara verilmiştir. Süleyman Şah'ın ölümünden sonra Melik şah'ın egemenliği burada çok fazla sürmemiş, 21 Ekim 1097'de haçlı ordusu Antiocheia önünde görülmüştür. Antiocheia Haçlı'lara karşı bir süre direnmişse de sonunda kent düşmüş ve halk kılıçtan geçirilmiştir. Bundan sonra Haçlılar yöreye egemen olmuş ve Antiocheia da prenslik olarak yönetilmiştir. Daha sonraki dönemlerde 1. ve 2. Haçlı seferleri sırasında Suriye bölgesi Bizanslıların elinden tamamen çıkmış bölge Arap beylikleri ile Latinler arasında paylaşılmıştır. Bu dönemde Antakya’da Ceyhan Irmağından Lazkiye’ye kadar olan bölgeyi kapsayan ve Kudüs’e bağlı olan bir dükalık (Antakya Prensliği veya Antakya Kontluğu) kurulmuştur.
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap Antakya 1137 yılında Kilikya seferine çıkmış olan Bizans İmparatoru Ioannes II. Komnenos (1118-1143) tarafından ele geçirilmiştir. 1142’de düzenlenen ikinci bir seferde Antiocheia çevresindeki köy ve kasabalar tahrip edilmiştir. Onun yerine geçen Manuel Komnenos döneminde Antakya Prensi İstanbul’a gidip, İmparatora bağımlılığınıkabul etmek suretiyle Antakya’da kalabilmiştir. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının Roma İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmak isteyen Manuel Komnenos, 1158 yılında düzenlediği doğu seferinde Çukurova Ermeni Prensliği üzerinde kesin hakimiyet sağlamıştır. Bundan sonra İmparator Antiocheia’ya geçmiş, Kudüs Kralı Baldwin III. de oraya gelerek Bizans İmparatorluğuna sadakatini belirtmiş, Manuel Kommenos da bir süre sonra İstanbul’a dönmüştür. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının Eyyubi Sultanı Selahaddin Eyyubi’nin 1187 yılında Halep’i zaptetmesi üzerine zor durumda kalan Antiocheia Prensi III. Bohemond, Sultana elçi göndererek barış istemiş, Sultan bu talebi kabul etmiştir. Bundan sonra bölgedeki birçok kaleyi ele geçiren Selahaddin Eyyubi Eylül 1188’de Haçlıların elinde bulunan Bakras ve Darbsâk kalelerini de ele geçirmiş ve Antiocheia’nın Anadolu ile bağlantısını kesmiştir. Bunun üzerine yöre halkı büyük sıkıntı içine düşmüştür. Şehir, sadece El Mina ve Seleukiea Pieria limanları vasıtasıyla yardım alıyordu. Bu arada Antakya Prensliğinin talebi üzerine kısa süreli barış andlaşması yapılmıştır. Selahaddin Eyyübi, bölgedeki bütün kaleleri ele geçirmek için hazırlık yaparken III. Haçlı Seferi’nin başlaması üzerine bu sefer gerçekleşememiştir. Bunun ardından Eyyubi orduları 1191 yılında bölgeden tümüyle çekilmiştir.
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap XIII. yüzyılda Mısır’a egemen olan Memlûk Devleti’nin orduları Amik ovasına kadar ulaşmış, 1261 ve 1262 yıllarında Antiocheia’yı iki defa kuşatmışlardır. 1268 yılında tekrar yöreye gelen Baybars komutasındaki Memlûk ordusu Koz kalesini zaptettikten sonra Antiocheia’yı kuşatmıştır. 18 Mayıs 1268 tarihinde şiddetli bir savaş sonucunda Antiokheia ele geçirilmiş, yağmalanmış, yakılmış, surlar tahrip edilmiş, iç kalesi yıkılmıştır.Bu arada kentin Seleukeia Pieria (Çevlik) limanını da tahrip ettiren Baybars, Bakras ve Darb-ı sâk kalelerini ele geçirmiştir. Bundan sonra Antiocheia ve Bakras’da birer cami yaptırmış ve kentte imar faaliyetine girişmiştir. Memlûklerin gelişi ile Antakya’da 171 yıl hüküm süren Antakya Haçlı Prensliği sona ermiştir. Bu dönemde bölgeye 40 .000 Türkmen Gazze’den getirilerek Antiocheia ve Sis (Kozan) sınırına kadar, Haçlılardan alınan sahil bölgelerine yerleştirilmiştir. En Kaliteli Paylaşım Portalı , Taklitlerimizden Kaçının 1394 yılında Timur, Memlûk topraklarına bir sefer düzenlemiş, ancak Antiocheia’ya girememiştir. XIV. ve XV. yüzyıllarda Halep, Antep ve Antiocheia yörelerinde Avşarlar ve Bayatlar çoğunluktaydı. Kuzey Suriye Avşarlarından Gündüzoğulları Amik ovasında, Köpekoğulları Antep’te ve Özeroğulları İskenderun Körfezini çevreleyen bölgede yaşıyorlardı. Dulkadiroğlu Süli Bey’le anlaşan Özeroğlu Davut Bey ,Memlûklere karşı ayaklanarak, Antiocheia’yı ele geçirmiştir. Ancak, 1411 yılında Halep Valisine yenilince şehri Gündüzoğulları’na terkedip çekilmek zorunda kalmıştır. Gündüzoğulları’nın Antakya hakimiyeti de kısa sürmüştür. 1432 yılında Antakya’dan geçen seyyah Bertrandon de la Broquiere’in gözlemlerine göre; o zaman o bölgenin başkenti olan Antiocheia’nın surları içinde üçyüz kadar ev bulunuyordu.
|